Abelardo
Can YUCEL
DOĞA İLE BAŞ BAŞA
Yalnız kalıp doğayı dinlemek, onu anlamaya çalışmak, bazen uzaklara bakıp ufukta kaybolmak, bazen detaylarına hayran kalmak; nazarımda hepsi bir çeşit meditasyondur. Bu fotoğrafları çekerken yaptığım şey de buydu: Doğa ile baş başa kalmak.
Bu fotoğrafların genel tonu mavi; çünkü doğada mavi, bence yalnızlığın rengidir. Diğer renkler hep iç içedir; ama maviyi tek başına, yalnızca kendi tonları ile denizde veya gökyüzünde görebilirsiniz. Yalnız kalıp doğayla baş başa olmanın rengi bence buydu. İnsanlığın sürekli katlanarak artan nüfusu olmasına rağmen, bence kendi kurduğumuz sanal dünyalarda, yani şehirlerde, gerçekten doğadan uzak, yalnız yaşıyoruz. Her ne kadar bu da insana gezegen üstünde bir hakimiyet veriyor gibi görünse de esasen gerçeklerden soyutlanmış derin bir yalnızlık getiriyor. Hepimiz topraktan, doğadan uzak, onu anlamadan sürüp giden yaşamlarımızla baş başayız.
Bir keresinde dağa çıkmadan önce uğradığım son köydeki meraklı bakkal sormuştu: “Ava mı, defineye mi?” Yani insanlar doğaya gidiyorsa da yine bir şey almak için gidiyor, onu anlamak için değil. Bazen dünyayı bir beden olarak düşünüyorum. İçerisindeki canlılar ise onu oluşturan hücreler. Müthiş bir denge içerisinde devam eden bir doğa...
Bedendeki sağlıklı hücrelerin de bir dengesi vardır. Doğar, belli miktarda çoğalır ve ölürler. İnsan ise, son yüzyıldır kanser hücresi gibi davranan, sonsuz hızla çoğalan ve katlanarak genişleyen kentleriyle tümörler oluşturan bir hastalık gibi davranıyor ve milyarlarca yıllık bu güzel beden, çok hızlı şekilde hastalanıyor.
İlk başta şunu anlamamız gerekiyor: Bu doğanın hakimi değil, onun bir parçasıyız. Sonsuz bilinmezliğin içerisindeki küçük ve güzel bir gezegende yaşayan, belli ömürleri olan canlılarız. Binlerce yıl geriden gelen hurafeler ile modern zaman hurafeleri arasına sıkışmış insanlığın ilk önce bu hurafelerden arınması gerekiyor.
Biyografi:
1986 doğumlu İzmirli fotoğrafçı orta ve lise öğrenimini İzmir Türk Koleji’nde tamamladıktan sonra Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fotoğraf Bölümü’nden mezun oldu. Belgesel fotoğraf ve Time Lapse üzerine üretimler yapmaktadır.
Katıldığı Bazı Sergiler:
2016 "Geride Bırakmak" Sergisi, Genç Türkiye Zirvesi, Genç Sanat.
2016 "Yosemite in Black&White" Time Lapse Video ve “Geride Bırakmak” Sergisi, Tüyap Sanat Fuarı.
2016 "İskeleler" 6. Uluslararası Bursa Fotoğraf Festivali.
2016 "Geleceğin Fotoğraf Ustaları" Leica Galeri, Photokina Fuarı, Köln, Almanya.
2015 "Art in Daily Life" 4. Uluslararası Güzel Sanatlar Kongresi, Maltepe Üniversitesi.
2015 "Sis Adamlar" Ulusal Güzel Sanatlar Müzesi, Bişkek, Kırgızistan.
2015 "Geride Bırakmak" 5. Uluslararası Bursa Fotoğraf Festivali.
2015 "Sis Adamlar" Genç Arayışlar 3 Sergisi, MSGSU Osman Hamdi Bey Salonu.
2015 "İzmir Time Lapse" Gösterimi, 3. Uluslararası İzmir Fotoğraf Günleri Açılışı.
2014 "Kapadokya Time Lapse" İstanbul Sanat Fuarı, Tüyap.