Abelardo
Yann Arthus-Bertrand
ATLAR
Atların genellikle ender ve bilinmeyen ırkları vardır. Güzelliği, harekette ve eylemdedir. Hareketsiz bir resmi nasıl yorumlayabilirsiniz? Atın bir yere, bir kültüre ve medeniyete olan bağlantılarını bir çırpıda nasıl açıklayabilirsiniz? Afrika savanı, Sibirya taygası, bataklık ovaları veya Himalaya tepeleri, her yerde insanlar yerleştiğinde atlar onlara eşlik etmiştir. Birkaç bin yılda dünyanın çeşitli yerlerinde yüzlerce çeşit gelişmiş ve insanlar, atlarını dönüştürüp şekillendirerek onun savaş, ulaşım, tarım, eğlence gibi beklenti ve ihtiyaçlarına uyması için çeşitli ırklar ortaya çıkarmıştır. Yann Arthus-Bertrand, farklı özel medeniyetlerdeki ve her kültür alanındaki hayvanlarla insanlar arasındaki güçlü bağları vurgulamak için dünyayı aynı fotoğraf cihazıyla dolaştı ve on beş yıl boyunca yüzlerce ırkın ve türün portrelerini yaptı. Her fotoğrafta at, ana karakter, canlılık, zarafet ve zarafeti ifade etmek için çekilen bir kompozisyon oldu.
Biyografi:
1946 doğumlu Yann Arthus-Bertrand, hayvan dünyası ve doğal çevre için hep bir tutku beslerdi. Yirmi yaşına geldiğinde Fransa’nın merkezine yerleşti ve bir doğa koruma alanında müdür oldu.
Otuz yaşındayken Massai Mara rezervinde bir aslan ailesinin davranışıyla ilgili üç yıllık bir çalışmayı yürütmek için karısıyla beraber Kenya'ya gitti. Gözlemlerini yakalamak ve derledikleri yazılı raporları geliştirmek için, bir kamerayı görsel bir destek olarak çabucak kullanmaya başladı. Afrika'dayken geçimini sıcak hava balonu pilotu olarak sağladı. Bu, bölge ve bölge kaynaklarının genel resmine bakmasını sağlamış, uzaktan yaptığı çalışmayla ilgili dünyayı gerçek anlamda yukarıdan keşfettiği zaman olmuştur. Kendi çağrısı olan “Dünya’nın güzelliklerini kanıtlamak ve insanların gezegendeki etkilerini gösterme”nin sesini duyurma fırsatı yakalamıştır. “İlk fotoğrafçı öğretmenler” dediği aslan çalışması, bu maceradan doğmuş ve ilk kitabı olarak “Lions” (Aslanlar) ismini almıştır.
Yann, yavaş yavaş çevresel sorunlara odaklanan ve Geo, National Geographic, Life, Paris Match, Figaro Dergisi gibi dergilerle işbirliği yapan bir gazeteci hâline geldi. Yann, daha sonra çevresel konularda halkın bilinçlendirilmesi, karbon telafi programlarının uygulanması ve ormansızlaşmaya karşı yerel sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte mücadele etmeyi amaçlayan Goodplanet Vakfı'nı kurdu. Bu katılımdan dolayı, Yann Arthus-Bertrand bugün bir fotoğrafçıdan çok çevreci ve aktivist olarak değerlendirilmektedir. Yann Arthus-Bertrand, bu azminden dolayı Dünya Günü’nde, Birleşmiş Milletler Çevre Programı İyi Niyet Elçisi seçildi. (22 Nisan 2009)
Yann, 2006 yılında her biri belli bir çevresel problemle uğraşan, bir buçuk saatlik bir bölümden oluşan bir televizyon belgesel serisi Vu Du Ciel'i (Gökyüzünden Görünen) başlattı. Bu dizi Fransa televizyonlarında gösterildi ve hâlen kırk dokuz ülkede yayınlanmaktadır. Televizyon deneyimiyle cesaretlenen Yann Arthus-Bertrand, gezegenimizin durumuyla ilgilenen uzun metrajlı “Home” filminin yapımcılığını üstlendi. Film 5 Haziran 2009'da televizyonda, internette, film disklerinde ve sinemalarda aynı anda dünya genelinde yayınlandı ve bugüne kadar 600 milyondan fazla insan tarafından izlendi.
Yann, kâr amacı gütmeyen bir üretim şirketi olan "Umut"u kurdu. Mart 2012'deki “Dünya Su Forumu” için Yann, Thierry Piantanida ve Baptiste Router-Luchaire ile suyun tarihini anlatan bir film yönetti ve suyun yönetiminin bulunduğumuz yüzyıl için çok önemli bir zorluk olduğunu hatırlattı. Bu belgesel, 20 Mart 2012'de Fransa ulusal televizyonunda yayınlandı.
“Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Konferansı” için Yann, "Planet Ocean" filmini Michael Pitiot ile yönetti. Bu film, okyanusların ekosistem içindeki önemini anlamayı amaçlıyordu. Aynı zamanda GoodPlanet Vakfı, deniz ekosistemlerinin önemi konusunda farkındalık yaratmak için bir "Okyanus Programı" başlattı. Yann Arthus-Bertrand'ın çalışması, kolektif ve sorumlu bir vicdan uyandırmaya yönelik azmini gösterdi. Bu perspektifte daha fazla farkındalık kaynağı oldu.
“HOPE” tarafından üretilen tüm filmler, çevreyle ilgili eğitim programlarının bir parçası olarak sivil toplum kuruluşları, dernekler ve okullardan ücretsiz olarak temin edilebilir.